19 Ocak 2016 Salı

İlk kez yoga dersine gideceklere tavsiyeler



Uzun bir aradan sonra, içimden yeniden yazmak geldi buraya.

İstanbul'dan İzmir'e taşınalı bir yıl oldu, derslerime burada devam ediyorum. Geçen sene çok keyifli geçen bir Yoga Eğitmenlik Eğitimi'ni tamamladık İstanbul'da sevgili yol arkadaşım Devrim Öztürk ile beraber, aynı zamanda üç yoga kampı gerçekleştirdik ikisi Datça biri Kazdağları'nda olmak üzere. Yeni kampların duyurusuna hazırlanıyoruz, Devrim İstanbul'da derslerini vermeye devam ediyor, ben de İzmir'de.

Yoga dersleri vermeye, tam zamanlı olarak yaklaşık beş yıldır keyifle, aşkla devam ederken yogaya ilk kez gelen, yoga ile tanışan katılımcıları gözlemlerken, şunları not düşmek geçti içimden: İlk kez yoga yapacaksın, bir şeyler gördün, duydun, bir arkadaş önerdi ve sana da cazip geldi, faydalarını okudun, aklına takıldı, ne yapabilirsin? 

İlk kez yoga dersine gideceklere tavsiyeler...

1. Yoga bir spor değildir: Evet, yoga dersleri spor salonlarında da veriliyor, bazen pilates ya da dansla birlikte de karşımıza çıkabiliyor. Ama yoganın temelinde, sporda olduğu gibi bir "performans" derdi yok. Kaç kalori yaktığın, ne kadar bacaklarını esnettiğin vs. bir önem taşımaz. Kilon, yağ oranın, kas miktarın her neyse, yaşın kaçsa, önemli değil, yoga yapabilirsin. Yogada kendimize ve başkalarına "zarar vermekten" kaçınmak önemlidir. Ve yorulduğun ya da zorlandığın bir nokta varsa es geçebilir, ardından kendini hazır hissettiğin zaman devam etmek hep mümkündür.  

2. Yoga bir din değildir: İnancın, dinin tamamen sana ait, her dinden, her inançtan kişiler yoga yapabilir. Hep şu geliyor aklıma, yoga sana "şuna" veya "buna" inan demek yerine, aslında en önemli noktaya, kendine, nefesine ve bedeninin bilgeliğine inanman gerektiğini hatırlatır. Müslümanlar, Hristiyanlar, Ateistler fark etmez, herkes yoga yapabilir. 

Gittiğin stüdyoda Hint Mitolojisi ile ilgili, bağdaş kurmuş "Buddha" ile ilgili dekoratif eşyalar görürsen rahatsız olmamanı, Yoga'nın 3000 yıldan eskiye dayanan Hindistan kökenli bir disiplin olduğunu, Hinduizm- Budizm etkilerini tarihsel-kültürel olarak görebilmenin mümkün olabileceğini belirtmek isterim. Ama aksi bir durum varsa, sana bir "din", bir "inanç" empoze edilmeye çalışılıyorsa, bence başka bir ders/mekan bul. 

3. Esnek değilim ki yoga yapayım!
En sık rastladığım cümle bu oluyor. Halbuki bir ders katıldıktan sonra, yoga pratiğinde bolca bacak- sırt-karın- kol yani özetle tüm beden kaslarının da çalıştırıldığını göreceksin. Yoga sadece esneklik üzerine değildir, yogada aynı zamanda tüm beden güçlenir. 

4. Bekleme, erteleme, evine ya da işine yakın bir ders bul: Genelde zihnimiz bazı ertelemeler yapar, gelecek ay, gelecek sene gibi. Kendine bir iyilik yap ve bence ertelemeden ilk yoga dersin için adım at. En önemlisi, hele büyük şehirlerde yaşayanlar, yoğun iş temposu olanlar için, mutlaka ulaşımı yakın bir ders ayarlayın. Yoga pratiği, düzenli yapıldığı takdirde faydasını tüm hayatınıza yansıtır. Devamlılık, her konuda olduğu gibi elbette yoga pratiği için de önemli.

5. Haftada kaç kez yapmalıyım? 
Eğer hareket etme disiplinin gündelik hayatında mevcutsa, haftada 2 kez gitmek güzel olur. Ama ilk kez başlıyorsan, gündelik yaşam tempon çok yoğunsa, haftada 1 kez bile yoga pratiğini bir eğitmen eşliğinde yapmak bedenin, nefesin için harika bir başlangıç olacaktır. Bir kez yapacağıma, hiç yapmayayım diye düşünmek yerine, denemeni ve bizzat etkisini görmeni, daha doğrusu hissetmeni öneririm.

6. Gittim bir derse hiç sevmedim...
Bazen ilk ders denememiz talihsiz geçebiliyor. Bunun sebebi eğitmen olabilir, sesi, seçtiği kelimeler, kıyafeti, çaldığı müzik, stüdyonun kokusu, matların rengi, ya da herhangi bir şey. Bir şans daha vermeni ve farklı bir stüdyo/ eğitmen denemeni önermek isterim. 

Herkes yoga yapmak zorunda değil, herkes yogadan aynı tadı almak zorunda değil. Ama bir şeyler seni cezbediyorsa, ilk derse gidip pes etme, başka bir eğitmen ya da stüdyoda bir şans daha ver. Ne kadar çok ders, eğitmen, stil denersen, o kadar iyidir. Memnun kaldığın yerde kal, derinleş, ama her zaman farklılıklara da açık ol, dene. 

7. Hangi yoga? Hatha mı? Power Yoga mı? Fit Yoga mı? Yin Yoga mı... Hangisi?!?!?
Bir sürü yoga stili var, kafa karışıklığı yaratabiliyor, hak veriyorum. Yoga kavram olarak kocaman derin bir okyanus. Fiziksel duruşların yer aldığı, nefes tekniklerinin, konsantrasyon, meditasyon çalışmalarının, derin gevşemenin yer aldığı yoganın ana başlığı "Hatha Yoga" dır. Bunun altında bir sürü stil yer alır. Kafan karışıyorsa, katılmak istediğin stil konusunda bilgi almanı mutlaka öneririm. Nasıl bir ders? Hızlı mı? Yavaş mı? Yeni başlayanlar, bedeninde hassasiyeti olanlar için uygun mu? Hangi yoga olduğu bir kenara, hepsinin özü bir, önüne ne eklersen ekle, sonuçta yoga. Stil farklılıkları keşfetmek zamanla olacaktır. İlk ders için en önemlisi, yogaya başlangıç yapacaklara yönelik bir ders araştırmanı, ona katılmanı tavsiye ederim. 

8. Her şey bir kenara bizzat dene...
Kim ne derse desin, kim ne kadar şöyle güzel desin, sen bizzat dene. Zevkler ve renkler tartışılmaz ya, bu da aynen öyle. Araştırmak, gitmeden önce gideceğin eğitmen hakkında bilgi almak da önemli. 

9. Pratiğini güvenle yap... 
Türkiye artık bu konuda çok şanslı, bir sürü güvenilir ders veren yoga eğitmenleri mevcut. Eğer bir rahatsızlığın varsa, fıtık olabilir, tansiyon olabilir ya da başka bir rahatsızlık, bunları eğitmen zaten sana soracaktır, bunlar üzerinde konuştuktan sonra derse katılmanı tavsiye ederim. Yoga sadece sırt üstü uzandığımız, kollarımızı esnettiğimiz bir uygulama değil. Güvenli bir şekilde, bu konuda bilgili bir eğitmen eşliğinde yoga yapmak, özellikle ilk başlayanlar için büyük önem taşıyor.