Kayıtlar

Ustrasana

Resim
Ekim ayının bitmesine az kalsa da, ben çok sevdiğim web sitesi yogaservice.de’nin her ay seçtiği duruşa değinmek istiyorum. Bu ayın duruşu deve duruşu, yani ustrasana . Bedenimizin üst kısmını iyice uzattığımız bu asanada, sırtımızı büküyoruz, ellerimizle önce yukarı, sonra ayaklarımıza doğru uzanıp, ayak bileklerimize tutunuyoruz. Yogadaki arkaya bükülme duruşlarından biridir deve ve oldukça güçlü bir duruştur. Başlangıç sınıflarında da rahatça uygulanabilen ustrasanada, psoas kası çok büyük bir önem taşıyor. Büyük psoas kası olarak geçen bu kas, bedenimizin üst ve alt bölgesini birbirine bağlıyor. Solunum yolu problemlerine, hafif bel ağrılarına, yorgunluğa, strese, kaygılı/ endişeli ruh haline ve regl dönemlerinde yaşanan sıkıntılara iyi gelen bir asana ustrasana. Tansiyon, migren, uykusuzluk problemleri olanların ve ciddi bel& boyun ağrısı çekenlerin yapmaması gereken bir duruştur. Arkaya doğru büküldükçe, bedenimizin ön kısmı tıpkı bir devenin hörgüçünü andırıyor. ...

Ye. Sev. Dua et... Et ki, bitmesin!

Resim
Son derslere yaklaştığımıza henüz inanamayan ben, mümkünse gerçeklerden kaçmak istiyorum! Ağustos'un sonunda başlayan bu güzel eğitim, Kasım başında bitiyor. Bitmese? Olmaz mı? Sanki bu sınıf bir farklı oldu, etrafım güzel insanlarla sımsıkı sarıldı. Odak konusu aynı, kalpler aynı, hepimiz aynı frekanstayız ve yogayı tamamen hissederek yapıyoruz. Kaygı yok, saçma sapan amaçlar yok, olduğumuz gibi, olduğu gibi... Sanki bir daha bir eğitim alsam, bu sınıftaki gibi olmaz gibi geliyor. Belki bu cümlelerimle gelecekteki eğitimlerime şimdiden haksızlık ediyorum. Benimki sadece şımarıklık, naz niyaz. Kurs uzasa, yetmedi, yetmiyor bana... Dua et... Öğrendiklerim o kadar güzel ki, herkesden farklı farklı şeyler öğreniyorum. Birbirimize çok benziyoruz, hem de çok farklıyız. Önümde güzel rol modellerim, Özlem Hoca, Didem Hoca. Sanırım boşluğa düşmemek için biran önce bir eğitime kayıt olmalıyım:) Geçtiğimiz hafta derinlemesine asanalara odaklaşan biz, bu hafta baya bir hastalıklara odaklandık...

Suyun üzerinde bir tekneyim...

Resim
Bugünkü yoga yazıma değişik bir noktadan başlamak istiyorum. Ekim'in aralık ayı gibi geldiği güzel, karanlık İstanbul günlerinde Film Ekimi başladı. İki film izleme şansım oldu şu ana kadar. İzlediğim ikinci film Jack'in Kayık Gezintisi oldu. Bu hafta yoga eğitmenlik sınıfımızda ders anlatıyoruz ve herkes bir çok sevdiği, bir de zorlandığı duruşu alıyor. Sevdiğim duruş tekerlek, zorlandığım duruşsa tekne ya da diğer adıyla kayık .... 09.10.2010: 3 haftadır görmediğim Özlem Hoca, güzel bir müjdeyle bana günaydın dedi. Bir mutluluk, bir hayat enerjisi sardı içimi, dışardaki garip hava bana mısın demedi. Matım üzerinde yatarken, gördüğüm yeşil ağaçlar ve arasıra gözüme takılan bir karga bana kendimi harika hissettirdi. Gel gör ki, bugün ders anlatma, 2 duruş anlatma günüydü. İlk anlatan arkadaşımız Gonca oldu. Öyle bir anlattı ki... Uff, dört dörtlük bir yarı köprü anlatımı yaptı sağolsun. Ardından sıra bende olmasına rağmen, bir gün daha hazırlanma kararı alıp erteledim. Ama h...

Meeting Dharma Mittra

Resim
Film adı gibi oldu başlığım ama benim için aynen öyle oldu. Hava yağmurlu, saat trafiğin doruk noktası, ben ve canım arkadaşım Esra arabada mekana doğru yaklaşırken "acaba geç mi kaldım" sorusunu içten içe kendime fısıldarken, bir de baktım karşımda Dharma Mittra. Aynı anda toplantı salonuna yöneldik, elbette önce bir güzel fotoğraf çekildik. Sempatik, mütevazi ve huzur veren bir enerji... Guru dediğin böyle oluyormuş demek ki! Asıl ismi Carlos Augusto Vargas , 1939 yılında Brezilya'da dünyaya gelmiş. Saçlarda aklar var ama kesinlikle 71 yaşında göstermiyor. Gençliğinde güreş ve halterle uğraşmış, hava kuvvetlerinde 7 yıl çalışmış, 1959 yılında yoga yapmaya başlamış. Hocası Sri Swami Kailashananda ile 1964 yılında tanışmış ve adamış kendini yogaya. Ne iyi yapmış... Uzun yıllar gurusunun ashramında kaldıktan sonra, Yoga Asana Center'i kurmuş New York'ta, bugünkü Dharma Yoga Merkezini yani. 1984 yılında (benim doğum yılımda) Master Yoga Haritası'...

İçe döndükçe...

Resim
Bugün 3,5 saat yoga yaptım. Sabah ve akşam derslerinde esnedim, uzadım, ileri kapandım, geri açıldım... Günler geçtikçe, her harekette daha çok derinleştiğimi hissediyorum. Her derinleşme değişik duygulara sebep oluyor. İçimde biriken gri bulutlar yavaş yavaş benden uzaklaşıyor. En derinimde aynen böyle hissediyorum. Her asananın bir anlamı var, bedende meydana getirdiği duygular kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Son iki haftadır değişik bir süreçten geçiyorum. İlk başta fiziksel olarak bazı sorunlar yaşadım. Sakatlanma denilmez ama geçtiğimiz haftalarda sol bacağım fazla açılmak istemedi. Belki farkında olmadan zorlandı ve dinlenmek istedi. Bende bedenimi dinledim. Bedenim ve ben, hem ayrı hem bütünüz ne de olsa. Sol bacak 10 gün kadar üstüne yüklenilmesini istemedi. Ona göre hareket ettim. Esnekliğim tıkandı o süre boyunca. "Ne oluyor bana ya?" diye derslerde bol bol düşündüm ama zorlamamam gerektiğini bildiğimden, sakin kaldım. Panik duygumu bastırdım , hırslanmadım...

108 sayısı...

Resim
108 sayısının kerameti nedir? Gelecek hafta Uluslararası Barış Günü'nden önce, dünyadaki birçok yogi/yogini 108 kere güneşe selam, kriya yapmaya ya da 108 kere mantra söylemeye, 108 dakika meditasyon yapmaya hazırlanıyormuş. Kaliforniya'dan başlatılan Global Mala Yoga Projesi, dünyada barış ve huzurun sağlanması için en uygun günlerin 19 ve 20 Eylül olduğuna dikkat çekiyor, ayrıca vurguluyor: 108 sayısı önemli. 108 sayısının asıl önemini arıştıran yogaservice.de, Pieter Moree isimli matematikçiden ilginç bir yanıt almış: Büyük bir karenin içinde ufak karelerin olduğunu düşünün. Tam ortasında bir yoga gurusu oturuyor ve etrafında, her karede yoga bilmeyen, hiç yoga yapmamış olan in sanlar oturuyor. Guru tek başına yoga yapmaya başlıyor, her gün yanındaki (yatay, dikey ya da çaprazından) bir kişi yoga yapmaya başlıyor. Her yogi yapan kişinin yanındaki kişi de yoga yapmaya başlıyor. Bu ağ gittikçe büyüyor. Üçüncü gün 5 kişi yoga yapıyor, ayrıca yoga yapan her 4 öğrenciye, 3 ta...

Kaliteli duruş= Kaliteli hayat

Resim
Bloguma aslında sıcak sıcak yazmak istiyorum, hemen cumartesi dersinin ardından mesela. Ama dersler etkisini akşam eve gelince gösteriyor. Dersden çıkınca kendimi son derece huzurlu hissediyorum, kesintisiz bir uyku çekiyorum. Her zamankinden daha erken uyumam, ne kadar yoğun çalıştığımızın en büyük kanıtı. Cumartesi ve pazar günü Özlem Hoca'yla tam gaz yoga yaptık. Günde 6-7 saat yoga yapmak inanılmaz bir deneyim. Pazartesi gününe ise Didem Hoca'yla beraber yoga yaparak başladım. Sabah dersinde sadece ben olduğum için Didem Hocamın özel öğrencisi gibiydim. Sabah üzerimdeki yorgunluğumu, Didem Hocanın yumuşacık ve sakinleştirici enerjisi sayesinde anında attım. Kendimi çok şanslı hissediyorum... Her açıdan:) 04.09.2010: Oturarak yapılan asanaları ve twistleri inceledik. Diz üstü yapılan, bileği güçlendiren seriler öğrendik. El bileklerimin, kolllarımın bu serileri tekrarlamaya çok ihtiyacı var. Her twistin iç organlarımıza harika bir masaj yapabileceği daha önceleri aklıma ge...