28 Haziran 2013 Cuma

Kazdağları: Kalbin ormana açılan kapısı

Haziran ayında Baraka Yoga’nın ilk yoga kampı için Kazdağları’na doğru yola çıktık. Hava acayip yağmurluydu ve içimden “tüm kamp boyunca yağmurlu mu geçecek” diye düşünmeye başladım. Endes Kamp’a vardığımızda, hava halen yağmurlu olmasına rağmen içimde güneş açtı. Necdet Bey bizleri karşıladı ve ağaçların altında sedirlere oturup çayımızı içmeye başladık. 


Güzel bir yere gideceğimi tahmin ediyordum ama bu kadar güzel olacağını bilmiyordum Kazdağları’nın... 







Kampa katılanlar ve eğitmen arkadaşım Devrim’le beraber keyifli bir üç gün geçirdik. Sabah, akşam yoga ve meditasyon için Yoga Evi’nde buluştuk. Bazen iki, bazen üç saate kadar uzanan pratiklerin ardından, Endes Kamp’ın leziz yemeklerini yemek için tüm arkadaşlarla sofrada buluştuk. Güne yogayla başlayıp, akşam üstü yine yogayla tamamladık.

Yogada her zaman kendi matımıza, kendimize doğru odaklanmaya çalışıyoruz, istersen küçücük bir odada yap pratiğini ne farkeder, değil mi? Ama bu sefer farklıydı, çünkü ben yıllardır bu kadar doğanın içinde hissetmemiştim kendimi. Yemyeşil ağaçlara karşı yoga, farklıydı, tatlıydı, tadı bambaşkaydı. Devrim Hoca bir dersinde “Kalbini aç ormana doğru” dedi, hep beraber kalbimizi ormana, kulaklarımızı hemen aşağıda akan nehirin sesine açtık. Karşıda gözümüze seçtiğimiz bir ağaca odaklanarak, ağaç duruşunu yaptık.


Yoga yaparken, ağaçlara bakıp bir ağaç olmak...
Suyun etkisi ruhumuzu biraz da olsa temizledi, rahatlattı. Güneş de yansıdı yoga yaptığımız muhteşem mekana, yeri geldi yağmurun sesi eklendi. Tarif etmek istiyorum, sanırım yetmiyor.

Kampa katılanlar arasında yoga eğitmeni olan arkadaşımız da vardı , ilk kez yoga yapmak için gelen de. Endes Kamp’ın tüm çalışanları güleryüzleri ve hoş sohbetleriyle bizi kendi evimizde gibi hissettirdiler. Yoga severler, doğa severler için harika ve gönülden bir mekan yaratmış kendisi. 

Nehirde yüzmek de güzel, kenarında oturup kendisini izlemek de... 

Kampta gerçekleşen yoga ve meditasyon buluşmalarının keyfi bir yana, benim için en güzeli nehirin kenarında kitabımı okuduğum anlardı. Başıma dokunana masmavi yusufçuklar, yanımda gezinen karıncalar ile birlikte kâh gökyüzüne baktım, kâh  kitabıma daldım, bazen de serin nehire. Nehir, ne güzelmişsin sen meğer… En kısa zamanda yeniden Kazdağları'nda buluşmak dileğiyle.

Yaklaşan etkinlikler için tıklayınız.

2 yorum:

  1. Buz gibi akan nehrin,binbir ton yeşilin ve rengarenkliğin,denizin her ton mavisiyle bulutuğu etekleriyle muhteşemdir,Kazdağları.Keyif içinde uygulayacağınız yoga dersleri dilerim,sevgiyle kalın...
    http://nehire-nehire.blogspot.com/2010/10/yuregimin-sesini-dinledim.html ...

    YanıtlaSil
  2. Teşekkürler Nehire, sevgiler :)

    YanıtlaSil