18 Aralık 2010 Cumartesi

Akışına bırak

Akışındayım hayatın. İlk eğitimimin ardından bir sürü plan yapmaya kalkıştım. Planlarım kendi halinde kaldı, plan olma halinden dışarı çıkamadı ve hayat bana akmam gereken yönü gösterdi. Bir sonraki eğitimim olan Vinyasa Flow eğitimime bugün başladım... Akıyorum, akıştayım.




Cihangir Yoga'da eğitmenlik yapan Mey Elbi'nin Om Yoga Stilinde Vinyasa Flow yani Vinyasa Akış eğitimim bugün başladı. 1998 yılında New York'ta Jivamukti Yoga Merkezi'nde yoga yapmaya başlayan Mey, yine New York'ta yer alan Om Yoga Merkezi'nden eğitmenlik sertifikasını almış. Amerika'da, Kosta Rica'da eğitmelik yapmış. Yogayla yaşayan, değerli bir öğretmen kendisi.

Om Yoga’daki eğitiminden sonra hemen Hindistan’a giden Mey, Mysore’da Sri Pattabhi Jois’un yanında Ashtanga Yoga uygulamalarında bulunmuş. 1998 yılından bugüne kadar birçok kursa katılan Mey Elbi, Godfrey Devereux’ten aldığı 300 saatlik eğitimin ardından yoga ile olan bağını daha da derinleştirmiş ve köklendirmiş. Derslerde bolca ismi geçen Godfrey Devereux’ün yogaya olan yaklaşımı bugüne kadar duyduklarımdan çok daha farklı, çok daha derin, çok daha ufuk açıcı. Böyle tanımlamak istedim kendi adıma. Mey’in aracılığıyla bu bilgileri almaksa çok keyifli.


Yuvam olarak nitelendirebileceğim Jiva'da alıyorum bu eğitimi. Eğitmenlik eğitimi ama ileri seviyede yoga yapanların da katılabileceği bir eğitim. Sınıf dolu, ne güzel değil mi? Sabah derse geldim ve matımda yerimi aldım, matımın yanına konan kitapları karıştırmaya başladım. Ders notlarının kapağında şu cümle yer alıyordu; "The main action of yoga practice is listening." Yoganın ana eylemi dinlemektir. Gerçekten de öyle.

Kolay mı? Hayır. Güzel mi? Kişiye göre değişir, ama özünde güzel bunu başarabilmek. Hep başarmak da mümkün değil. Derse başlarken, hem kendimi hem de Mey'i iyice dinlemeye dair söz verdim kendime. Tüm dikkatim o anda olmalıydı. Bugün gerçekten öyle oldu.

2,5 saat aralıksız Vinyasa Akışlarıyla başladık dersimize. Zorladı, güçlendirdi, su gibi geldi bedenime bu süre. Vinyasa'nın kelime anlamı bir şeyi bir yere yerleştirmek. Her nefeste bir duruşa geçiliyor, asanalar arasında mantıklı bir sıralama yer alıyor. Yapılan hareketin derecesi zor bile olsa, beden güvenle olması gerektiği şekilde yerleştiriliyor. Akmak çok güzel. Su gibi...

Derste duyduğum her cümle çok değerli ama not aldıklarım ve paylaşmak istediklerim var. "Alışkanlıklarımızı değiştirebiliriz." Bu cümle bileklerimizi ters yöne doğru çevirirken söylendi. Her zaman kolay olanı yapmayı tercih ediyoruz, kolay olan alıştığın oluyor. Ancak bunu değiştirmek mümkün. Bedenimiz özellikle bu konuda kısa sürede adepte olabiliyor. Biraz alıştırma ve sabırla.

Bazı duruşlarda itme, çekme eylemine girebiliyor insan. Örneğin Paschimottanasana'da (iki bacak öne kapanırken) ayaklarıma daha çok yaklaşmaya çalıştım. "İtme çekme kabiliyetini unut. Bedenin zaten ne yapması gerektiğini çok iyi biliyor", dedi Mey. Aynı şey nefes içinde geçerli oldu. "Nefes alıp verirken agresiflik içine girilmemeli. Beden çok zeki ve nasıl nefes alması gerektiğini biliyor" dedi Mey Elbi. Akıştayken insan tamda bunları yapmalı diye düşüyorum günün sonunda.

Ayrıca derse katılan herkes eğitmen olsa da, başlangıç zihniyetiyle hayatımızı sürdürmeliyiz. Bu eğitime gelirken boş bir çanakla gelmek gerektiğini ve buradaki bilgilerle tekrar kendimizi doldurmamız gerektiğini ekledi Mey. Eğer dolu bir kapla yeni bir şeyler öğrenmeye çalışırsan, o kap taşar. Bazı arkadaşlarım bana "hala eğitim mi alıyorsun, öğrencilikten çıkamadın Ece" diyorlar. Ya da "ne zaman bitiyor bu eğitimler, yine mi eğitim" gibi tepkiler de alıyorum. Ve evet, eğitimim hiç bitmeyecek. 90 yaşına bile gelsem, bir eğitim görsem katılmak istiyorum. Kendi öğrenciliklerini üniversite diplomasıyla noktaladıklarına inanıyor bazı insanlar. Oysa hayat öyle okulda öğretildiği gibi değil. Yoganın içinde olunca zaten ulaşmak istediğin bir varış noktası olmuyor. Hayat bir süreç, bir döngü ve tepede bir yerlere bayrak dikmek gibi hayallerim yok. Hayata karşı da hep açık olmalıyız. Ve ben bu eğitimimle birlikte yine en baştayım. Bu hissi seviyorum. Alıştırıldığım zincirleri kırdım, emeklilik için para biriktirmiyorum. Hiç emekli olmayı da düşünmüyorum. Başlangıç halimi korumak istiyorum.

Yarın eğitimin ikinci günü ve pazar günümün altı saatini yogayla dolduracağım için çok mutluyum. Herkese güzel bir hafta sonu diliyorum.


Namaste.

6 yorum:

  1. Lisanslısından, masterlısından, doktoralısından tüm diplomaları duvarlarına asmış, 'mutlu' plaza insanlarına sevgilerimi yolluyor, sen/ben/o bildiğimiz yoldan şaşmayalım diyorum Ecem.

    Bu yazını sanırım dönüp dönüp hep okuyacağım. O kadar önemli ve doğru şeyler söylemişsin ki, özellikle alışkanlıklarımızın değişebileceği konusunda...

    YanıtlaSil
  2. Mutlu plaza insanlarına da ihtiyaç var. Geçen gün birlikte izleyip de sonu getiremediğimiz filmde geçen bir cümleydi emekliliğe dair olan:) emeklilik için yaşamayıp, emeklilik sonrası yaşayacak insanlar var...

    bir de herkes uzman. herkes usta. herkes biliyor ya her şeyi. ben bilmiyorum. sadece hissettiklerimi yaşıyorum. öğreniyorum ama:)

    YanıtlaSil
  3. Hayat nefes,yaşamı bir yol olarak düşünmüşümdür.Ve büyümek yaşla ilgili değildir,kendini sevmem gerektiğini öğrenmeye başladığında başlayan bir süreçtir.Kendini sevmesini bilirsen hayata bakış açın değişir.Ve öğrenmek,öğrenmenin sonu asla yok.
    Bizlerle paylaştığınız anlarınız için teşekkürler Ece Hanım,sevgiyle kalın...

    YanıtlaSil
  4. Merhabalar..
    Yoga ile ilgili yazdıklarınız çok güzel. Kısa bir dönem önce yoga ile tanışma şansına sahip oldum . Başlangıçta çok ön yargılı yaklaşsam da inanılmaz keyif aldım , inanılmaz dinlendim ve inanılmaz derecede de yoruldum aslında...
    Ama bu yorgunluk farklı bir yorgunluktu.Bir şeyler değişiyor ve en başta da biz :))

    Çalışmalarınızda başarılar dilerim ..

    YanıtlaSil
  5. Çok güzel, çok önemli bir yazı bu. Öğrenmeye, gelişmeye açık olmak, bunu kendine ve etrafına itiraf edebilmek, alışkanlıklarını değiştirmek...
    Sanki artık gitgide kayboluyor bu özellikler. Güçlü görünme, hep kazanan olma isteği yüzünden o çok bilmişlik halleri.
    Oysa sürekli öğrenmek insanı genç, dinç tutan, mutlu eden bir şey. Ben de hayat boyu öğrenci olmayı istiyorum, hiç bıkmıyorum öğrenmekten.
    2011'de öğreneceklerim arasına yogayı da koydum. Ve sayenizde tanıdığım Jiva üzerinde yoğunlaştım şimdilik. Umarım orada güzel bir başlangıç yapar, sizinle de karşılaşma imkanı bulurum.

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  6. güzel yorumlarınız için teşekkür ediyorum herkese.

    @ özii: yogayla tanışman kesinlikle bir tesadüf değildir. herkesin bir sürü önyargısı oluyor, belki de hayata dair olan önyargılarımızı kırmayı başaracağımız en güzel yerlerden biri yoga matımız. adı üzerinde önyargı, gerçek değil. keyifli yoga deneyimleri diliyorum sana. ve ufak bir tavsiye: hemen pes etme ve mutlaka düzenli yap.

    @adsız: İsminiz yer almıyor, ancak Jiva'ya gelirseniz tanışırız elbette.

    Sevgiler.

    YanıtlaSil