21 Aralık 2010 Salı

Dolunay ve dönüşüm

Dolunay varmış yukarıda. Dün akşam eve gelirken farkettim. Bugün tam halini alacağını algıladım. Eskiden deliler gibi ayın durumunu kontrol ederdim, işlerimi ona göre ayarlardım. Evlilik tarihi, yeni başlangıçlar, radikal değişimler. İyi yapmışsın diyenler olabilir içinizde. Ama artık vın gelir, tırs gider bana ayın durumu...

Büyük konuşmak istemem ama uzun süredir astroloji ile arama mesafeler girdi. Benim adıma yararlı oldu; her ay düzenli Susan Miller okumalarım son buldu, güne başlarken günlük burcumda neler oluyor artık ilgilenmiyorum. Kaç saat ayırıyordum eskiden bilmiyorum. Astrolojiye saygım sonsuz, inanırım da, ama artık "eski" bir ilgi alanı benim için. Bence tüm gökyüzü bizim. Kötü bir şey olursa da olunca görsem yeter ve artar. Önceden bilmek istemiyorum bir süredir. Bırakalım sürpriz olsun.

Nitekim bugün çevremde ayın hali ve insanların üzerlerindeki gerginlikleri ya da kötü bir şey olacakmış gibi beklemelerine tanık oldum. Önceki halimi gördüm yani. Bir önyargı mı oluyor, koşullama mı oluyor, bilemiyorum. Ama bugün kendi bakış açımdan değerlendirdiğimde, evet diyebilirim.

Sabaha çok yumuşak başladım. Güzel bir ekinazya çayı ve kahvaltı. Ardından dışarı çıkıp ufak bir alışveriş, sonra kapımı çalan tatlı arkadaşlarım Devrim ve İmge belki de dolunay etkisini ve ayın tutukluluğunu hissetmememi sağladı. Birkaç aydır merakla oynamayı beklediğimiz bir oyun vardı ve bugüne denk gelmesi tesadüf olmamalı. Dönüşüm oyunu. Eşsiz bir kendini keşfetme aracı yazıyor oyunun kapağında.

"Hayat bazen lütuflarla, içgörülerle ve etrafımızdaki insanlarla kalpten bir bağlantı ile doludur. Diğer zamanlarda ise bir dizi engelle sarsılır, acılar biriktirir ve hatta depresyona düşeriz . Bazense birisi umulmadık bir şekilde bizi taktir eder veya bize hizmet etmeyi teklif eder veya biz bir başkasına yardım etmeye çalışırız.

Hayatın böyle çok çeşitli bir deneyimlerle dolu olması gibi "Dönüşüm Oyunu" da öyledir. Eğlenceli ama karmaşık bir oyun olan "Dönüşüm Oyunu" bir oyun edasıyla hayatınızdaki temel konuları dönüştürmede sağlam ve güçlü bir yol sunar."

Böyle bir yol sunuldu oyunla birlikte. Merak, heyecan ve şaşırmayla geçti 2,5 saat. Oyun sürse daha sürerdi ancak Vinyasa pratik dersi bizi bekliyordu. Ay'ın güçlü bir enerjisi olduğunu bilirim, buna da uygun bir ders yaptık Sinem Hocayla. Sinem Er de Cihangir Yoga kökenli, Zeynep Aksoy'un öğrencilerinden. Sinem, Mey'in derslerinde asistanlık yapıyor ve ayrıca bizi pratik derslerimizde Vinyasa eğitimimize hazırlıyor. Kendisiyle ilk dersimizdi; enerjik, güçlü ve kişisel sınırların iyice araştırıldığı bir dersti. "Bu duruştan üç defa bedenin çık demiyorsa kal, merak etme hiç birşey olmayacak, kal" dedi Sinem. Utkatasana, yani sandalye duruşundaydık. İçimden henüz bir kere "çık Ece" duruştan demiştim ki, Sinem'in önerisi ile sustum ve kaldım. Bir şey olmadı. Zorlamak ya da sınırını araştırmak bu oluyor galiba. Kendimi Vinyasa'da çok güçlü hissediyorum. Enerjimin ateş gibi ısındığını farkediyorum. Ancak bugünkü yumuşacık bir enerjiydi. Sakin ve rahat.

Tüm bu sebeplerden ötürü gökteki Ay'a, güzel Vinyasa dersine ve güzel öğleden sonrası için arkadaşlarım İmge ile Devrim'e çok teşekkür ediyorum.



4 yorum:

  1. Haftasonundan beri biraz 'düşük' günler geçiriyorum aslında. Dün sen telde "bugün dolunay var" diyene kadar hiç düşünmedim üzerimdeki bu gerginliğin nedenlerini. Bilirsin ben çok takık değilimdir bu ay durumlarına falan, şartlanmam yani önceden. Ama ortada pek de neden yokken, aslında olan nedenlerin ötesinde yeni birşey yokken neden böyleyim diye düşünüp duruyordum. Sanki bir negatif enerji var ortalıkta da ben de nasibi alıyorum gibi. Neyse bugün daha iyiyim. yarın daha iyi olucam:)) çok güzel bir gün geçirmişsin arkadaşım, okuması bile keyifliydi:)

    YanıtlaSil
  2. Neyse geçiyor ayın tam hali:)

    birkaç gündür görüşemedik, bugün bu son bulacak, enerjimiz dengelenir yeniden Zerom.

    YanıtlaSil
  3. Ececim,

    Sinem'in söylediği içinden 3 kez söylemedikçe durumdan çıkma an'da kal bence hayatın her alanında geçerli olabiliyor. Mesela bir kızgınlık anında içinden 3 kez söylemedikçe karşındakine ya da kendine sert sözler söylememek gibi. Belki her durum için herkes bir kez bunu denese daha huzurlu bir yerlerde yaşardık kim bilir?

    Bu arada oyunu çok merek ediyorum. En kısa zamanda toplanıp birlikte de oynayalım.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. Sinemcim:) 3 kez olayı her duruma uygulanabilir, güzel fikir. sabır sabır sabır... kolay değil ama deneyelim.

    oyuna gelince, en kısa zamanda hep beraber oynarız. kesinlikle keyifle oynayacağın bir oyun.

    YanıtlaSil