16 Şubat 2011 Çarşamba

Kalbimden kalbine

Sevgililer gününü anlamsız, gereksiz, para tuzağı ve tamamen ticari bir olay olarak tanımlardım genellikle. Sevgilisi olan mutlu olur, sevgilisi olmayan yalnızlığına bir kez daha lanet edebilirdi şubat ayının on dördünde...




Dün akşam yolum Kadıköy’e düşmüşken, birçok insanın elinde, özellikle erkeklerin, güller vardı. Kiminde bir adet kiminde bir demet… Elleri çiçeklerle doluyorsa insanların, öyle ya da böyle, hoşuma gitti sevgililer günü bu sefer. Bu kadar eli çiçekli insan aynı anda gözüme çarpmamıştı sıradan bir pazartesi gününde. Eros'un etkisi sarabiliyor etrafı. Sevgi, açık kalplerin etkisi ancak güzel olabilirdi...

Yoğun bir haftanın içine doğru kendimi bırakmışken, havanın soğukluğuna ya da az ışıltısına aldırmadan içim kıpır kıpır. Belki insan hareket ettikçe açılıyordur, nitekim bu ara hareket etmek, yoga ya da yürüyüş ya da dans içimi ısıtıyor. Soğuk havalarda miskinleşmektense, hareket ederek ısınmayı tercih ediyorum. Bu ara daha da fazla.

Sabah ders verdiğim salonda, akşam Sinem Er’in Vinyasa dersinde Jiva’nın mor matları üzerinde yerimi aldım. Sinem’in bize bir sürprizi vardı:. Sevgililer gününün şerefine partner yogası hareketlerinin yer aldığı bir ders bizi bekliyordu. Diğer eğitmen arkadaşlarımın da derste yer almasıyla, partnerlerimiz yine eğitimlerden tanıştığımız ya da derslerine girdiğimiz diğer eğitmenlerden oluşuyordu.

Daha önce Mey Elbi’nin Vinyasa eğitimde sık sık eşleştiğim sevgili Derya ile eşleştik yine. Navasana, yani tekne duruşunu iki kişi birlikte yapmak, birbirinden destek almak, iki teknenin bir arada denize açılması çok eğlenceliydi. Birbirine sarılarak, birbirine güvenerek, birbirinden destek alarak Virabhadrasana serilerini yapmak, savaşçı 1’e, savaşçı 3’e birlikte yerleşmek çok keyifliydi.

 


Başkasına yaslanmak, başkasından güç almak, ona güvenmek çok kolay olmayabiliyor. Birçoğumuz partnere, iş olsun, eş olsun güvenmek konusunda tereddütler yaşayabiliyoruz. Yaralar, eskiden kalan izler, korkular derken bu halimizi es geçmek yerine, yanındaki kişiye sarılmak ve sana sarılmasına izin vermek için partner yogası keyifli bir çalışma oluyormuş.  

Özellikle karşılıklı bağdaş kurup, partnerinin kalbinin üzerine elini koyduğun (ve aynı şekilde partnerin elini senin kalbinin üzerine yerleştirdiği) duruş çok hoşuma gitti. Gözleri yavaşça kapattıktan sonra, bir yandan karşındaki kişinin kalp atışlarını dinliyorsun, adeta kalbi elinin altında hissediyorsun ve bir yandan da kendi kalbine yaklaşıyorsun. Ben bu şekilde deneyimledim. Kalbimden kalbine, kalbinden kalbime hayat, enerji, sevgi aktı. Sinem’in de derste belirttiği gibi; karşımızdaki kişiyi dinlemek, hissetmek aslında çok kolay. Duvarlar yok, biraz sessizlik sadece gerekli olan

Partner yogasını elbette sevgiliyle yapılıyor ama arkadaşlarla yapmak da çok keyifli. Her ay Mey Elbi’nin Cihangir Yoga’daki partner yoga derslerine katılmak mümkün. Ders sonrasında Sinem çok hoş bir söz söyledi. Yoga eğitimlerinde tanıştığın, yoga eğitimlerinde kaynaştığın arkadaşların sana çok yakın oluyorlar, akraba gibi, hatta öte. Ben de yoga sayesinde çok güzel insanlarla tanışıyorum, çok güzel deneyimler yaşıyorum, harika arkadaşlıklar kuruyorum. Sıcacık ve içten, kalbimden kalplere…

3 yorum:

  1. hayatta en çok duygulandıran şeyler birinin yaşadığını ellerinle hissetmen olsa gerek. Elini uyurken pudding kalbine koyduğunda, ya da bir bebeğin minik kalp atışlarını dinlediğinde, sevdiğinin göğsüne başını koyduğunda sessizliği bozan tek şeyin yaşamın ayak sesleri olduğunu duymak, bunları böle güzel hareketlerle daha yoğun hissetmek ne kadar güzel olsa gerek...

    YanıtlaSil
  2. Yazı çok güzel... Okuyunca insanı tebessüm edip düşündüren... Mart ayında Jiva da olacaksınız değil mi? Sizin derslerinizede katılmayı istiyorum

    YanıtlaSil
  3. Canım Suchim, evet can'ı hissetmek ister bir çiçek olsun, ister kedin, ister sevgilin çok farklı bir şey. Gönlüne göre bir sevgili ve onunla birlikte yoga yaparsın umarım Kore'de en kısa zamanda:))

    Bir aksilik çıkmazsa evet, Mart ayında da Jiva'dayım. Görüşmek dileğiyle Tuğba, güzel yorumun için teşekkür ederim.

    Sevgiler!

    YanıtlaSil