25 Kasım 2010 Perşembe

Anlatmam gerek...

Uzun bir aranın ardından tekrar bloguma yazıyorum. Tatil girdi, yollar girdi, ara girdi ama yoga ile aramıza mesafe girmedi. İzmir'de en yakın arkadaşımla birlikte ormana karşı nefis bir yoga seansı düzenledik. Gökyüzünün mavisi, bulutların pamuksu beyazlığı derken çakralarımız harika bir denge yakaladı. Yakaladı ki böylesine güzel bir haftanın içerisinde buldum kendimi... Anlatacak çok şey var!


Bugün çok özel bir gündü benim için her açıdan: Hocam Özlem Liz Vardan'ın geçtiğimiz sene Kadıköy Belediyesi'yle birlikte yürüttüğü gönüllü projenin devamı için bir toplantımız vardı bugün. Şiddet görmüş kadınlarına özel olarak düzenlenen bu yoga derslerinde, büyük faydalar görülmüştü geçen sene. Türkiye'de bir ilk olan bu gönüllü projeyi başlatan altın kalpli ismi Özlem Hocam, her ne kadar yurt dışına gitmeye hazırlansa da, yaktığı meşaleyi devretmeye kararlıydı. Yoga Alliance eğitim sınıfında gönüllü olan arkadaşlarımızdan Devrim ve ben, düzenli olarak bu projeyi devam ettirmek için bugün güzel bir toplantı gerçekleştirdik. Aralık başı başlıyoruz. Yogadan herkesin bir faydası olacaktır elbette, ama en gerekli noktalara ulaşabilirsek, ne mutlu bize.

Daha önce Kanada'da uyuşturucu kullanan gençlerle, şiddet görmüş kadınlarla benzeri çalışmalar gerçekleştirmiş olan Özlem Hoca, bunun Türkiye'de ilk defa gerçekleşmesine çok şaşırmış. Her şeyin bir ilki olmalı ne de olsa. Özellikle bu tarz katılım gruplarında büyük faydalar, düzelmeler görülmüş. Geçen sene Kadıköy'de yapılan yoga çalışmalarında da, katılımcılardan çoğu olumlu değişimler göstermiş. Bu tarz düzelmelerin daha çok görüleceğinden de eminim ben. Bir kişinin tekrar topluma kazandırılması bile harika geliyor kulağa. Dileriz bu tarz gönüllü projeler her açıdan artar.

Pazar gününden içime neşe doldu, heyecan doldu. Jiva'da bu hafta ders vermeye başladım çünkü. Bugün ilk dersimi verdim, arka arkaya 2 derse girmenin heyecanı halen hücrelerimde dans ediyor. 18.30 dersini klasik bir Hatha dersi olarak tasarladım kafamda, enerjimizi yükselttik, günlük stresimizi attık hep birlikte sınıfça. Güzel, kalabalık bir sınıfın karşısında ders vermek bu kadar mı güzel olur? Derse giren tüm katılımcılara kalben teşekkür ediyorum.

Ardından 19.30 sınıfına girdim, çok senkronize ve estetik bir sınıftı. Hep birlikte sağa eğilmek, aynı anda nefes sesini kulaklarımda duymak beni çok şaşırttı. Mest oldum. İlk kez bu sınıfta, Jiva üyelerine ders verdim ne de olsa. Bugün benim için bir ilkti, bu ilki Jiva'da yaşamak ne hoş ne güzel. Teşekkürler Didem Hocam, teşekkürler Özlem Hocam... Ayrıca derste beni yalnız bırakmayan ve içimdeki mutlu heyecanımı dengelememde yardımcı olan asistanım, canım arkadaşım Bahar'a da çok teşekkürler. Nasıl rahatlattın beni, nasıl destek verdin, bilemezsin:)

Yarınki dersim için güzel bir uyku çekeceğim. Tek başına yoga yapmak tartışılmaz bir keyifti, evet. Ama kalabalık bir sınıfta, mumlar eşliğinde, yumuşacık bir müzikte rahatlamak, gelen kişilere bir rehber olmak tarif edilemez benim için. Bloga yazıyorum yazıyorum, yine tam anlatamıyorum sanki hislerimi.

Tatilden dönen herkesin bu haftaya alışmasının kolay olmayacağını tahmin edebiliyorum. Bol bol yoga yapın, esneyin, nefes alın ve rahatlayın. Tatil ruhu hep içinizde olsun, yoksa hayat zorlaşıyor.

Bu arada bir önceki yazımda Tao Te Ching kitabından bahsetmiştim. Kitabı İzmir'de güzel bir kitapçıdan aldım. Okuyorum... En kısa zamanda daha detaylı bahsedeceğim. Herkese tavsiye ederim bir kez daha.




Güzel bir hafta sizinle olsun.


Namaste.








2 yorum:

  1. Canım tebrikler:) İlk dersini vermek oldukça keyifli ve eğlenceli olmuştur, kendin huzur bulurken etrafındakilere de huzur aşılamaksa en güzeli..
    Hele hele gönüllü projenizle, istediğin yerlere ulaşacağından eminim, öpüyorum seni:)

    YanıtlaSil
  2. güzel düşüncelerin için çok saol Deryacım, ben de seni öpüyorum.

    YanıtlaSil